28 12 2008

Dersane Sorunsalı

Kızım 6. sınıfa gidiyor. Çok başarılı bir öğrenci değil, idare ediyo işte. Zamanla daha iyi olacağını düşünüyoruz. Çevremde arkadaşlarıma bakıyorum, her biri de çocuğunu dersaneye yolluyor. Neredeyse dersaneye gitmeyen yok gibi. Ben de eşime ne zamandır diyorum bizimki de gitsin diye ama eşim gerek yok, okul derslerine çalışsın yeter diyordu. Bugün nasıl olduysa eşim de dersaneye düşünmeye başladı. Kızımın bikaç arkadaşını aratıp onların dersaneleri hakkında bilgi aldı. Ben de yarın bi gider konuşuruz dedim, tabii bu 2. dönem için olacak bişi. Açıkcası ben de bilemiyorum faydalı olur mu olmaz mı ama hep babasının başında olacağına oradaki öğretmenlerine sorar hiç olmazsa. Bi yandan da oraya gideceğine özel ders mi aldırsak diye düşünüyorum. Matematik ve İngilizce derslerinden. Tamam ben İngilizce eşim de Matematik Öğretmeni ama olmuyor işte, kendi çocuğuna ders çalıştıramıyo insan. Ben aslında bu fikirden yana oldum ama eşim de bizden alsın madem diyo :) Onun dışında etüd ve dil kursu da olabilir diyorum. Valla kendimiz öğretmen olmasak şimdiye çekinmeden özel ders aldırırdık. Gerçi ben öğrencilerime söylemem hiç yani tavsiye olarak edemem, yanlış anlaşılabilir diye ama bence dersaneye gidileceğine özel ders alınmalı. Kızım da dersane gitme yanlısı, tabii arkadaşları da övüyor filan tabii, ne de olsa oraya para verdiklerinden dersanaler okullardan daha gözde oluyor. Dil kursu da cazip geliyor. Ay valla biz öğretmenken bu kadar zor karar veriyosak, uzak olanlar ne yapar diye bi cümle kuracaktım ki vazgeçtim. Eminim onların karar vermesi daha kolay oluyordur. Çok bilen de zor karar verebiliyo maalesef !!!

Başrollerini Oscarlı oyuncu Hillary Swank ve yakışıklı aktör Gerard Butler'ın oynadığı film romantik tarzı sevenler için. Filmde birbirine aşık karı koca var. Kız Amerikalı, erkek ise İrlandalı. Bu çift ufak tefek sorunları haricinde gerçekten çok mutlu. Fakat 10 yıllık evlilikten sonra Jerry ölüyor ve ölmeden önce karısı Holly'e onu hayata bağlayacak mektuplar bırakıyor. İlk doğum gününde ilk mektup ve yanında bant kaydı olan bir paket alan Holly çok sıkıntılı zamanlar yaşıyor, doğal olarak. Kocasının memleketi İrlanda'ya bile gidiyor. Orada yeni bir aşk mı yaşayacak sorusu ise olumsuz cevaplanıyor. Holly zamanla acı gerçeği kavrıyor ve yalnızlığı ile hesaplaşmayı öğreniyor.

Film çok süperdi diyemem ama vaktiniz varsa izleyin derim, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Eğlenceli ve güzel bir aşk flmi. Film, böyle de aşk filmleri varmış demek ki dedirtiyor.

26 12 2008

Bir Anket

Sevgili Blogcu Dostlar,
Bloggrazzi'de bir anket gördüm. Siz de görmüşseniz, ankete mutlaka katılmışsınızdır. Anketi hazırlayan ve araştırma yapan MuratKgirgin arkadaşın sitesi de burada Eğer cevaplamadıysanız anket uzun sürmüyor, sadece birkaç dakikalık.
"Türkiye' de Blog Yazarlığı Araştırması için Yardım Talebi. Sanal Sosyal Networkler, Bloglar ve Yeni Medya temalı bir akademik çalışma için blogcuların bilgi ve deneyimlerine başvurma gereksinimi duydum" diyen arkadaşın sorularına cevap verin siz de istatistiki araştırmaya katkıda bulunun. Ulaşmak için tıklayın. Kolay gelsin.

25 12 2008

Kadın Sürücüler

Kadın sürücüler ile ilgili çok şey okuyorum veya duyuyorum. Bazılarına katılıyorum tamam ama bilhassa bunu söyleyen bir erkek ise çok da üzerinde takılmıyorum. Alttaki yazı ise bi ara kadın sürücüler konusu yüzünden beni kızdıran birine yazılmıştı, bugün yine aynı şeyleri duyunca, o kişiye değilse bile burada kendi kendime yazmaya karar verdim.
Trafikte hata yapan o kadar erkek sürücü var ki erkeklerin neden ille de kadınlar sürmesin diye tutturduğunu anlayamıyorum. Kadınlara yapılan haksızlık bin idi, şimdi binbir oldu. Sınavda başarılı olan gençlerin çoğu arabayı takır takır sürer durumdalar. Neden? Geceleri babalarının arabalarını kaçırıp gizli gizli sürdükleri için! (Ne hoş bir durum, gençlerin geceleri yarattıkları tehlikeye bakın) Bayanların durumu öyle mi? Sürücü kursunun araçları hariç çalışacak arabayı zor buluyorlar. Kaldı ki "Hadi kızım sana araba kullanmayı öğreteyim, yarın bir gün lazım olur, eşin veya sen hasta sağra olursunuz, sağa sola koşacağınıza araba elinin altında bulunsun" diyerek araba kullanmayı öğreten İYİ BABALAR veya İYİ KOCALAR olsun. Trafikte dikkat ediyorum ; sinyal vermeyenler, ERKEKLER ! , kavşaklarda dönüş hakkının kimde olduğunu bilmeyenler, ERKEKLER!, yoğun trafikte slalom yaparak tehlike yaratanlar, ERKEKLER! , sinyal verdiğim halde ters algılayıp yola atılanlar, ERKEKLER!, yayalara hiç mi hiç yol vermeyenler, ERKEKLER! , hız limitini aşanlar, ERKEKLER! ,en çok ölümcül veya hasar kazası yapanlar, ERKEKLER! Ve bütün bunları araba kullanmayı yeni öğrenen erkekler değil, YILLARDIR ARABA SÜREN ERKEKLER yapıyor. Yapmayın Allah aşkına. Ben araba kullanmayı 9 yıl önce "Ne salak adamlar kullanıyor, ben mi öğrenemicem" diyerek öğrendim. Bayanlar, bunları aşıp trafikte kendimize yer etmek için çok dikkatli, güvenli ve mükemmel araba sürmemiz gerek. Trafik kurallarını hiçe sayan onca erkeğe rağmen...

22 12 2008

Özür Dileme(me)

Şu aralar internet sitelerinde olsun, televizyonda veya dost meclislerinde konusu sıkça geçen özür dileme mevzusu var, biliyosunuz, Ermenilerden özür dileme konusu ile ilgili. Bazı bloglar da özür dileme olayına girişmişler. Bloglarda gezinirken maalesef kopy yapmadığım için hangi blog olduğunu bir daha bulamadım, o blog da özür dilemediğini yazmıştı. Ben de onu okuduğum için direkt mimlenmiş olduğumdan konuyu yazmak istedim. Yapmadığımız bir şey için özür dilemek zaten çok gereksiz. Ki zaten az çok tarih okumuş olan biri 1915'li yıllarda asıl katliamı Türk nüfusunu azaltmak ve orada kendilerine ait bir toprağa sahip olmak için Ermeni ve Kürtlerin yaptığını bilir. Masum olan vatandaşlarsa tehcir kanunu gereğince batıya göçederken yollarda hastalıktan, soğuktan ölmüşlerdir. Bunun bizimle direkt alakası da yoktur, soykırım gibi bir iddia gerçekdışı ve komiktir. O yüzden ben özür dilemiyorum kimseden. Buyrun linki de burada. Bunu okuyan sen! Mimlendin :)